|
TELEKOMİNİKASYON TERİMLERİ
ISO
ISO (International
Standards Organization - Uluslararası Standartlar Örgütü) Teknik
konularla ilgili en büyük standartlaştırma örgütüdür. Şu anda
mekanik, elektrik, kimya, petrol ürünleri, uzay ve havacılık
gibi çok çeşitli konularda çalışan 214 adet teknik komitesi
bulunmaktadır. ISO standartları, ilgili teknik komite tarafından
en az beş yılda bir gözden geçirilmekte, gerekirse
değiştirilmektedir.
ITU
ITU (International
Telecommunication Union -Uluslararası Telekomünikasyon Birliği)
dünyada telekomünikasyonun gelişimini teşvik etmek, eş güdüm
sağlamak ve bu alanda standart üretmek amacıyla, üye devletler
tarafından, Birleşmiş Milletler aracılığıyla kurulmuş bir
örgüttür. ITU 1992 yılında yeniden yapılanarak CCITT (International
Telephone and Telegraph Consultative Committee -Uluslararası
Telefon ve Telgraf Danışma Komitesi) ve CCIR (International
Radio Consultative Committee - Uluslararası Telefon ve Telgraf
Danışma Komitesi) bölümünü feshetmiş, bunların yerine üç yeni
birim oluşturulmuştur.
ITU-T
(Telekomünikasyon Standartlaştırma Birimi),
ITU-R (Radyo iletişimi Birimi),
ITU-D (Telekomünikasyon Geliştirme Birimi)
ITU'ya devlet
temsilcilerinin yanısıra özel sektör de üye olabilmektedir.
Ancak örgütün kararları üzerinde önemli bir söz hakları yoktur.
ITU'nün ürettiği standartlar tavsiye adıyla yayınlanır.
ETSI
ETSI (European
Telecommunications Standards Institute - Avrupa Telekomünikasyon
Standartları Enstitüsü) 1988 yılında Avrupa için
telekomünikasyon standartları üretmek üzere kurulmuştur. CEPT, (European
Conference of Post and Telecommunications Administration -
Avrupa Posta ve Telekomünikasyon İdareleri Konferansı)'nın
devamı niteliğindedir. EBU (European Broadcasting Union - Avrupa
Yayıncılık Birliği) ve CEN/CENELEC ile eşgüdüm içinde çalışarak
yayıncılık ve enformasyon teknolojileri alanında da
standartlaştırma çalışmaları yapar. Diğer örgütlerden farklı
olarak üyeleri, devletler değil, ağ işleticileri,
telekomünikasyon idareleri, hizmet sunucular, üreticiler,
kullanıcı grupları ve araştırma birlikleridir.
CEN/CENELEC
CEN/CENELEC (Comite
Europeen de Normalisation / Comite Europeen de Normalisation
Electrotechnique - Avrupa Standartlaştırma Komitesi / Avrupa
Elektroteknik Standartlaştırma Komitesi); Almanya, Avusturya,
Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere,
İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Lüksemburg,
Norveç, Portekiz ve Yunanistan'ın ulusal standartlaştırma
örgütlerinin ve elektroteknik komitelerinin biraraya geldikleri
bir birliktir.
CEN'in amacı uyumlu bir Avrupa pazarı yaratmak için
telekomünikasyon (ETSI) ve elektroteknik (CENELEC) alanının
dışında kalan bütün teknik sektörler için standartlar
üretmektir.
IETF
IETF
(internet Engineering Task Force - internet Mühendisliği Görev
Gücü) internet protokollerini geliştiren ve standartlaştıran,
resmi statüsü olmayan bir gruptur. IETF'nin çalışmaları ve
ürettiği dokümanlar internet üzerinden herkese açıktır. Çalışma
gruplarına ve toplantılarına katılım için herhangi bir kısıtlama
bulunmamaktadır. Toplantılar genellikle internet üzerinde
tartışma grupları aracılığıyla sanal olarak yapılmaktadır.
ICT
Standartları Kurulu
ICT (information
and Communication Tecnologies - Enformasyon ve İletişim
Teknolojileri) Standartları Kurulu, 1995 yılında Avrupa standart
örgütleri CEN, CENELEC ve ETSI tarafından, Enformasyon ve
İletişim Teknolojileri alanındaki standart ihtiyaçlarının
tespiti ve bu ihtiyaçların tutarlı standartlaştırma
programlarına dönüştürülmesi amacıyla kurulmuştur.
Sekreteryasını CEN, CENELEC ve ETSI ortaklaşa yürütmektedirler.
Kurul çalışmalarına girdileri endüstriden almaktadır. İlk
çalışma alanları elektronik ticaret, genişbantlı ağların ortak
çalışabilirliği ve şehir enformasyon otoyolları üzerinedir. Şu
andaki diğer üyeleri şunlardır
ATM Forum, the DAVIC (Digital Audio-Visual Council - Sayısal
Görsel İşitsel Tekriolojiler Konseyi), EBES(European Board for
EDI Standards - Elektronik Doküman Değişimi Standartları Avrupa
Kurulu), EP-DVB (European Digital Video Broadcasting Project -
Avrupa Sayısal Görüntü Yayıncılığı Projesi), EACEM (European
Association of Consumer Electronics Manufacturers -Avrupa
Tüketici Elektroniği Üreticileri Birliği), EBU (European
Broadcasting Union -Avrupa Yayıncılık Birliği), ECMA (European
Computer Manufacturers Association -Avrupa Bilgisayar
Üreticileri Birliği), ERTICO (European Road Transport Telematics
implementation Co-ordination Organization - Avrupa Yol Ulaştırma
Telematik Uygulamaları Eşgüdüm Örgütü), EWOS (European VVorkshop
on Öpen Systems -Avrupa Açık Sistemler Çalışma Grubu), NMF
(Network Management Forum - Ağ Yönetimi Forumu) ve X/0pen.
IEEE
IEEE (institute
of Electrical and Electronics Engineers - Elektrik ve Elektronik
Mühendisleri Enstitüsü) standartlar kurulu elektrik
mühendisliği, elektronik, radyo, ilgili mühendislik, bilim,
sanat dallarındaki standartlardan sorumludur. Enformasyon ve
İletişim Teknolojileri alanında yerel alan ağları konusundaki
standartları koyması ile tanınmaktadır.
Kamu
Haberleşme Telefon Ağları
Kamu
haberleşme telefon ağları, ses iletimi, fax veri iletimi ve
düşük hızlardaki veri iletimini gerçekleştirmek amaçlı
kurulmuşlardır.
Günümüzde kamu haberleşme telefon ağları internet'e erişim için
de altyapı oluşturmaktadır. Geniş bantlı veri ağlarının
geleceğin iletişim ağları olarak görülmesine rağmen şimdiye
kadar Telefon Ağları'na yapılan büyük yatırımlar işleticileri bu
ağlardan daha etkin bir şekilde faydalanmaya zorlamaktadır.
Önümüzdeki yıllarda da internet benzeri veri ağlarına erişimin
yüksek oranlarda Telefon Ağları üzerinden yapılacağını ve bu
ağların da yeni hizmetler sağlamak üzere modernize edilmeye
devam edilecektir.
Giderek artan internet trafiği Telefon Ağlarına aynı oranda
artan bir yük getirmektedir.internet trafiğinin Telefon
Ağlarındaki yükünü veri ağlarına aktarabilecek çözümler ağ
işleticileri ve iletişim firmalarınca araştırılmaktadır. Telefon
Ağlarından No.7 işaretleşmesi ve Akıllı ağ özellikleriyle,
internet trafiğinin yönlendirilmesi mümkün olacaktır. İletim
teknolojilerinin sayısallaşmasıyla birlikte, sabit ağların
sınırlı iletim kapasiteleri artmaya başlamıştır. Geleneksel
olarak telefon ağlarında abone-yönlendirici bağlantısını
sağlayan iki telli bakır kablo üzerinden yalnızca bir ses ya da
bir veri devresi taşınabilirken, Darbant-ISDN'nin (Narrowband
Integrated Services Digital Network - Tümleşik Hizmetler Sayısal
ağlarının) geliştirilmesiyle birlikte aynı anda tek bağlantı ile
tüm bu verilerin iletimi mümkün olmaktadır.
(CCS) No.7
Tümleşik
Hizmetler sayısal ağında yüksek hızlı veri iletiminin
sağlanabilmesi için santrallar arası işaretleşme sisteminin CCS
(Common Channel Signaling - Ortak Kanal İşaretleşme Sistemi)
No.7 olması gerekmektedir. Servis çeşitlerindeki artışla
birlikte artan işaretleşme ihtiyacı, ortak kanal
işaretleşmesinin geliştirilmesindeki en büyük nedendir. Ortak
kanal işaretleşmesinin özelliklerini kısaca şu noktalarda
özetleyebiliriz:
Ekonomik
Hızlı
Güvenilir
Yüksek kapasiteli Esnek,
genişletilebilir, modülerdir.
Var olan ve bundan sonra kurulacak olan kamu haberleşme telefon
ağlarının CCS No.7 İşaretleşme sistemin! kullanacak şekilde
yenileneceğini veya kurulacağım söyleyebiliriz. Çünkü bu
işaretleşme sistemi Darbant-ISDN'in yanı sıra İN (intelligent
Network - Akıllı Ağ) ve GSM (Global System for Mobile
communications - Gezgin iletişim Küresel Sistemi) gibi dünyada
geniş kabul görmüş hizmetler için de altyapı sağlamaktadır. CCS
No.7'nin standartları olgunlaşmış, ve dünyada kabul görerek
kullanıma girmiş durumdadır.
Darbant-ISDN
ISDN
pazarının büyümesinin ön koşulu ucuz çokortamlı iletişim sunan
uç cihazlarının olması ve erişim ücretlerinin eski telefon
ağlarına erişime yakın olmasıdır.
Mevcut terminal ekipmanlarının Tümleşik Hizmetler' Sayısal
Ağında kullanılabilmesi için terminal adaptörleri
geliştirilmiştir. Dünya üzerinde kullanıcı sayışı giderek artan
internet erişimindeki hız ihtiyacı, internet servis
sağlayıcılarının ISDN üzerinden bağlanma taleplerini
arttırmaktadır. İnternet erişiminin ISDN üzerinden gerçekleşmesi
daha çok Almanya gibi ISDN kullanımım özendirici ücretlendirme
politikası uygulayan ülkelerde yaygındır.
ISDN Servisleri Temel Seviye Erişim ve Birincil Seviye Erişim
servisler olarak ayrılırlar. ETSI'nin belirlediği ve Avrupa'da
yaygın olarak kullanılan Euro-ISDN standardına göre:
Temel Erişimde iki adet 64 Kbps
hıza sahip B kanalı ses ve veri taşımada, 16 Kbps hızında bir D
kanalı da işaretleşme bilgilerini taşımada kullanılır.
Birincil erişimde, her biri 64
Kbps hızındaki 30 B kanalı ile toplam 1.92 Mbps hızında ve bir D
kanalı ile 64 Kbps hızında 30 servis kullanılabilmektedir.
Darbant-ISDN,
işletmecinin mevcut yatırımım koruyarak ekonomik ses, veri,
görüntü iletişimi sağladığından şimdilik küçük işletmelerin ve
ev kullanıcılarının yoğun olarak tercih ettiği iletişim ağları
olacaktır.
Darbant-ISDN'in standartları olgunlaşmış, dünyada hızla artan
bir kullanıcı kitlesine ulaşmaya başlamıştır. Darbant-ISDN'in
bugün ve yakın gelecekte popüler kılan kullanım alanları hızlı
bireysel internet erişimi, ekonomik yerel alan ağ bağlantıları,
kiralık hatlar için ekonomik yedekleme ve standart görüntülü
telefon-konferans uygulamalarıdır.
Akıllı
Ağlar
Akıllı Ağlar,
haberleşme ağlarında sunulan katma değerli hizmetlerin kontrol
yapıları olarak tanımlanabilirler.
Akıllı Ağlar sayesinde ağ işleticileri mevcut ağ yapısıyla
sundukları hizmetlerden çok daha hızlı, ekonomik ve etkin bir
şekilde yeni servisleri sunabilmekte ve bu servislerin kontrol
ve yönetimini sağlayabilmektedirler. Akıllı Ağ sayesinde Kamu
Haberleşme Telefon Ağları içerisinde ve diğer ağlar arasında
istenen her yere ağ akıllılığı ve yeteneği sağlamak mümkündür.
Bu ağ sayesinde çok geniş ses servisleri, veri ve video
servisleri ekonomik ve güvenli bir şekilde sağlanabilmektedir.
Akıllı Ağ yapışı, ağ işleticilerine yeni bir gelir kaynağı
sağlamasının yanısıra, rekabetçi ortamda esnek ağ yapışı,
standart ağ arabirimleriyle uyumu (No.7,ISDN), hızlı servis
sunabilme imkanı birlikte işletme maliyetlerinin düşürülmesinde
de önemli rol oynamaktadır.
Akıllı Ağ standartlarının ilk seti (IN CS-1) ITU tarafından 1992
yılında onaylanmıştır. CS-2 (inter-networking) 1996 yılında
tamamlanmıştır. Üye ülkeler ITU-T'nin IN tavsiyelerim kullanarak
kendi standartlarım oluşturmaktadırlar.
Rekabetçi ortamlarda ihtiyaç duyulan geniş akıllı ağ servisleri,
daha çok büyük işletmeciler tarafından sunulmaktadır, servis
düğümü (service node -SN-) çözümü küçük işletmeci ve servis
sağlayıcılarına bu pazara girme imkanı sunmaktadır. Servis
düğümü IN fonksiyonlarını tek bir yapıda toplamakta ve ağın
diğer elemanlarından ayrı olarak işletilmektedir.
Akıllı Ağ, ağ altyapısı elemanlarına yeni yatırımlar yapmadan
yeni teknoloji ve servislerin mevcut ağlarla hızlı bir şekilde
verilmesi imkanım sunmaktadır. Ayrıca işletmeciler merkezi
olarak, tek tek santral yazılımlarım değişirmeden bir çok
yönetim fonksiyonunu yerine getirebilmektedir. Akıllı Ağ, sabit
ve gezgin ağ servislerinin entegrasyonunu sağlayabilecektir.
Özel
Telefon Ağları
PABX (Private
Automatic Branch Exchange - Özel Otomatik Kurum Santralı) olarak
adlandırılan genellikle işyerlerinin iç iletişim ihtiyacına
cevap vermek için kullanılan özel santrallar pazarı düşen
fiyatlar sayesinde büyüme göstermiştir. Ancak bu alanda
alışılmış telefon hizmeti veren PABX sistemleri yerlerini hızla
yeni özellikler sunan ve işyeri uygulamaları için ses veri
bütünleşmesini sağlayan ISDN PABX ve Kordonsuz PABX sistemlerine
terketmektedirler. Uçtan uca ATM ağlarının yaygınlaşmasıyla bu
sektörde de yerel alan ağ bağlantı cihazlarına paralel olarak
yenilenmeler sebebiyle canlılık yaşanacaktır. Ancak bunun kısa
vadede gerçekleşmesi beklenmemektedir.
PDH
Bir ses
kanalı darbe kodlu modulasyon tekniği (Pulse Coded Modulation)
kullanılarak 64kbps hızında sayısal bir işarete
dönüştürülmektedir. Bu işaretin katettiği iki santral arasındaki
yolda ise zaman paylaşımlı çoklama (Time Division Multiplexing)
yöntemi kullanılmaktadır. Zaman paylaşımlı çoklama tekniği ile
Avrupa ve dünyanın pek çok ülkesinde (ABD ve Japonya hariç, bu
ülkelerin kendi standartları vardır.) CCITT tavsiyelerine göre
32 kanal birleştirilerek 2Mbps hızında bir sayısal dizin elde
edilmektedir. Bu sayısal dizin hızları daha sonra 8Mbps, 34Mbps,
140Mbps olarak devam etmektedir. Bu her biri bir önceki hızın 4
ile çarpımı sonucu elde edilen yapıya "Plesiochronous Digital
Hierarchy" PDH denmektedir. ABD'de ise yine 64kbps'in 24 katı
olarak 1.5Mbps temel alınarak, 6.5Mbps, 45Mbps, 155Mbps hızları
iletim omurgalarında kullanılmaktadır.
SDH
Günümüzde
Amerika Birleşik Devletlerinde geliştirilen SONET (Synchronous
Optical Network) standardım da içine alan CCITT tarafından
Synchronous Digital Hierarchy (SDH) standardı tanımlanmıştır.
SDH iie tek bir transmisyon ortamından iletilecek birden fazla,
farklı hızlarda sayısal dizinin çoklanma yöntemi
belirtilmektedir.
SDH sistemi ile belli bir dereceye kadar esneklik sağlanmakta,
sayısal dizinde farklı hızlarda kapasite eklemek çıkarmak
kolaylaşmakta ve farklı üreticiler tarafından üretilen
cihazların birbirine uyumlu olması sağlanmakta, ve daha geniş
bakım olanakları sunulmaktadır.
Güvenilir iletim ağ yapışı ve uygun bir enformasyon sisteminin
yaratılması telekom operatörlerinin ana hedeflerinden birisidir.
Genellikle amaç yatırım ve işletme giderlerini azaltmak ve
servis kalitesini artırmak, bit hızları konusunda esneklik
sağlayarak servislerin kolay konfigürasyonunu sağlamaktır. Bu
amaçlar Synchronous Digital Hierarchy (SDH) ile
sağlanabilmektedir. Bu iletim tekniği ile modern ağ gerekleri ve
operatörlere daha yüksek hızlarda servis verebilme olanağı
sağlanmaktadır. SDH geleceğin çoklu ortam uygulamaları için
kullanılabilecek ve ATM (Asynchronous Transfer Mode) için ise
ideal bir iletim ortamı sağlayacaktır. SDH sistemi ile ABD ve
tüm dünyada ortak iletim hızlarına ulaşılabilmektedir. Her ne
kadar ABD'de bu hızlar SONET olarak adlandırılmakta ise de CCITT
tavsiyeleri ile ortak bir çerçeveye oturtulmuştur. SONET ve SDH
arasında çok küçük ayrımlar vardır; örneğin OC-48 ve STM-16
çoklama yöntemi birbirinden farklıdır. Ancak bu fark veri
iletimi için kritik değildir. SDH tavsiyeleri ile fiber optik
hat teçhizatlarında standardizasyon da sağlanmaya
çalışılmaktadır.
Fiber
Optik Kablo
SDH
sistemleri altyapı olarak çeşitli ortamları kullanabilmektedir;
bunlar fiber optik, radyo link ve uydu ortamlarıdır. Ancak
çalışmaların en yoğun olarak yapıldığı ve kullanımın en yaygın
olduğu ortam fiber optik ortamıdır. SDH sistemleri ile STM-16
2.5Gbps hızında bir hat sıradan bir ortam olmuştur. Fiber optik
kablo ile iletimde fiziksel sınırlamalar dört ana
karakteristikden dolayı olmaktadır. Bunlar, zayıflama (attenuation),
(chromatic dispersion) kromatik bozulma, non-lineer etkiler ve
polarizasyon bozulması (polarization dispersion) olarak
sıralanırlar.Bu etkileri önlemek amacıyla aşağıdaki çalışmalar
yürütülmektedir:
Tek modlu optik fiber (single
mode) iletiminde, non-lineer etkilerin azaltılması için yapılan
çalışmalar.
Zayıflama limitlerinin optik
yükselticiler kullanımı ile aşılması konusundaki çalışmalar.
Kromatik bozunum (chromatik
dispersion) etkisini azaltabilmek için bozunum etkisi
kaydırılmış (dispersion shifted) fiber optik kablo kullanımı
konusunda çalışmalar.
Yeni zaman paylaşımlı çoklama (TDM)
ve dalgaboyu paylaşımlı kodlama (VVavelength Division
Multiplexing) teknikleri ile geniş bantlar elde edilmeye
çalışılmaktadır.
Özellikle WDM tekniği kullanan
teçhizat ticari olarak satılmaya ve bazı projelerde kullanılmaya
başlanmıştır.VVDM teknolojisi kullanılarak 20 Gbps hızlarına
kadar çıkılabilmektedir. Böylece tek veya bir çift fiberden
20Gbps hızına kadar çok geniş bantta bilgi aktarmak olanağı
sunulabilecektir.
ATM (Asynchronous
Transfer Mode)
ATM standart
çoklama ve anahtarlama tekniğidir. CCITT tarafından B-ISDN için
ISO-OSI referans modelinin ilk iki işlevsel katmanını içererek
tanımlanmıştır. ATM'in en önemli özelliği her uçda işlemleri en
aza indirerek transit hızlarını artırmaktır. ATM ile hızlar ve
bantlar talebe göre tahsis edilebilmekte ve arabağlantılarda
kanalların karışımı dinamik olarak değiştirilebilmekte ve tahsis
edilebilmektedir.
ATM paket anahtarlamanın ve devre anahtarlamanın en iyi
özelliklerini kullanmaktadır. Bunlar Paket anahtarlamanın; tek
bir fiziksel hatta istatistiksel çoklama yöntemi kullanarak ağ
yapısından kaynaklanan gecikmelerde azalma sağlamak, devre
anahtarlamanın; hücreleri basit ve kısa sürede isteyerek, hata
düzeltme işlemlerim uç cihazlara bırakmak olan özellikleridir.
ATM her türlü bilgiyi anahtarlayarak veya yarı-sabit bir
yöntemle iletebilme yeteneğine sahiptir. Böylece iletim ağı,
verilen servislerden bağımsızdır denilebilmektedir.
ATM Forum aracılığıyla geliştirilen standartlar ses, veri ve
görüntü kullanımı konusunda yoğunlaştırılmışlardır. ATM kamu
ağlarında ITU-T (International Telecommunications Union)
standartları ile arasında hücre temelli ses, veri, görüntü ve
çoklu ortam servislerinin B-ISDN altında verilmesini
sağlamaktadır.
Hücre anahtarlama (cell relay) sistemi ise yüksek bant
genişliğine sahip, düşük gecikmeli anahtarlama ve çoklama
teknolojisidir. ATM tabanlı ağlar hücre temelli servisleri,
frame relay (çerçeve anahtarlamalı) servisi ve SMDS
servislerinin sunumunda kolaylık sağlamaktadır.
Benzer teknolojiler özel ağlarda da kullanılmaktadır.
Genişbantlı ISDN çok daha yüksek hızlarda veri iletimine olanak
sağlar ayrıca sıkıştırılmış görüntü ve çoklu ortam uygulamalarım
destekleyen bir kapasiteye sahiptir. Geniş bantlı ISDN için
CCITT'nin tanımladığı arayüzler 155Mbps ve 622 Mbps
hızlarındadır.
Darbant (N-ISDN) ve genişbant ISDN (B-ISDN) uygulamaları
arasındaki en büyük fark veri iletim metodudur. Genişbant ISDN
uygulamalarındaki yönlendirici ve çoklayıcılarda Asynchronous
Transfer Mode (ATM) standardı kullanılmaktadır. DarBant ISDN ise
anahtarlama esasına dayanan bir tekniktir. ATM teknolojisinin
standartları henüz olgunlaşmamıştır ancak hem bağlantılı hem de
bağlantısız hizmetleri destekleyen yapısıyla, hemen herkes
tarafından geleceğin veri iletim tekniği olarak
nitelendirilmektedir, internet sayesinde çok yaygın olarak
kullanılan IP (internet Protokolu)'nun da ATM ortamım verimli
kullanacak şekilde uyarlanması ATM teknolojisinin geleceğinin
parlak olduğunu göstermektedir.
G8 ülkeleri, Avrupa Birliği ülkeleri ve birçok Asya Pasifik
ülkesi ATM ağları kurmakta ve işletmektedirler. ATM üzerinde
çalışacak veri iletim protokolleri üzerinde yoğun araştırma
geliştirme çalışmaları yapılmaktadır. Ticari ATM ağlarının
dünyada öncelikle büyük işyerlerinin genişbantlı veri iletişim
taleplerine karşılık vermek üzere yaygınlaşacağı tahmin
edilmektedir.
Frame
Relay
Frame Relay (FR,
Çerçeve Anahtarlama) sadece data uygulamalarının söz konusu
olduğu paket anahtarlamalı X.25 protokolüne dayanan ağların
devamı olarak görülmektedir. Özellikle, frame relay LAN
bağlaşımı ve LAN'ler arası trafik uygulamalarında daha büyük
data çerçevelerini işleyebildiği için X.25'e göre üstündür.
LAN'dan LAN'a veya LAN'dan WAN'a olan yüksek hızlı bağlantılarda
Frame Relay ile performansın iyileştirilmesi ve iletim
maliyetlerinin düşürülmesi hedeflenmektedir. Frame Relay, X.25
paket anahtarlamalı ağların istatistiksel çoklama yöntemini ve
ortak port kullanımım, TDM devre anahtarlamanın yüksek hız ve
minimum gecikmesini almıştır. Ancak Frame Relay çerçevede hata
kontrolü ve hata olduğunda yeniden gönderme talebi gibi, tüm
ikinci katman işlemlerini kaldırmıştır. Pek çok protokol
işlevleri kullanılmadığı için X.25'e göre gecikme 10 kat daha az
olmaktadır. Frame Relay servisi için;
uç cihazlarında akıllı üst
düzey protokollerin çalıştığı,
hatasız iletim hatlarının
olduğu,
uygulamaların değişken
gecikmeleri tolere edebilecek nitelikte olduğu
varsayılmaktadır.
Frame Relay,
ses gibi gecikmeye hassas trafik için uygun değildir, ancak
LAN'dan LAN'a ve LAN'dan WAN'a kısa süreli yoğun trafiğin olduğu
uygulamalarda değerlendirilmektedir. Frame Relay değişken
uzunluklarda çerçeve kullanmakta ve sadece bağlantı temelli
yollarda çalışmaktadır. Frame Relay sanal devreleri, ağ
operatörü tarafından aktive edilen sabit sanal devrelerle (PVC)
sağlanmaktadır.Frame Relay anahtar ve uç cihazları deneysel
düzeyde anahtarlamalı sanal devre (SVC) desteklemektedir. Frame
Relay arabağlantısı 56Kbps, Nx64Kbps, ve 1.544Mbps veya
2.048Mbps hızlarında erişim sağlamaktadır.Internet'in gelişmesi
sonucu yüksek hız bağlantılara olan talep sonucu 45 Mbps ara
bağlantılarda tanımlanmıştır. Frame Relay ayrıca ağın göreceli
olarak daha düşük hızda veri hatları ile genişletildiği ATM
omurga ağlarda erişim yöntemi olarak görülmektedir. Frame Relay
Forum ve ATM Forum arasında senkron bir anlaşma ile 1995 yılının
ilk yarısında ATM ve Frame Relay arasında (PVC - Permenant
Virtual Circuit), Kalıcı Sanal Devre ortamlarında ortak çalışma
prensipleri geliştirilmiştir. Frame Relay ile bir kamu ağından
servis alınabileceği gibi özel ağlarda da kullanılabilmektedir.
SMDS (Switched
Multimegabit Data Service)
SMDS
(Avrupa'da CBDS olarak adlandırılmaktadır) servisi Metropolitan
Alan Ağları (MAN) veya geniş alan ağları (WAN) omurgası üzerinde
yerel alan ağı (LAN) imiş gibi performansa sahip bağlantısız (connectionless),
yüksek hızlı paket/hücre anahtarlama sağlamaktadır. Burada
önemli olarak vurgulanması gereken şey SMDS'ın bir teknoloji
değil servis oluşudur.1980'lerin sonlarında Bell Communications
(Beellcore) tarafından daha sonra da yerel Bell işletme Firması
(Regional Bell Operating Companies - RBOC) araştırma kolu
tarafından teknik tanımları/spesifikasyonları yapılmıştır
Bağlantısız veri ağ uygulamaları amacıyla tasarlanan SMDS , bir
kaç önemli özelliği; evrensel adresleme yöntemi ve (multicasting)
çoklu yayın gibi uygulamaları kullanıcıya sunmaktadır.
SMDS hizmet sunucuları 1990'larda SMDS servisini sürdürebilmek
ve müşterilerin Frame Relay taleplerine karşı koyabilmek için
uğraş vermişlerdir. Gelecekte SMDS'in yerini düşük hız tarafında
Frame Relay'e, yüksek hız tarafında da ATM'ye bırakacağını
söyleyebiliriz.
FDDI ve
FDDI II
Metropolitan
Alan Ağlarında (MAN) kullanılan bir ortamdır. 1982 yılında
Amerikan Ulusal Standartları Enstitüsü (ANSI) tarafında X.3T9.5
olarak tanımlanmıştır. Super bilgisayarlar arasında yüksek hızlı
omurga ağ oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu çalışma ile
Fiber Distributed Data lnterface(FDDI, Fiber dağıtık veri
arabirimi) standartları oluşturulmuştur.
FDDI paket anahtarlamalı, etiket-aktarımlı (token passing),
halka tabanlı ağ teknolojisidir. Bit hızı lOOMbpsdir ve fiber
veya bakır kablolar üzerinden iletim sağlanmaktadır. FDDI gerçek
zamanlı ses ve görüntü uygulamalarım taşıyamamakta ve hızı bazı
genişbantlı hizmetler için yetersiz kalmaktadır. FDDI ile
dağıtık LAN, sunucular ve yüksek performanslı iş. istasyonları
bağlanmaktadır. FDDI II bazı düzeltmeler ve geliştirmelerle ses
ve görüntü taşıyacak şekilde düzeltilmiştir. Ancak bu çalışmalar
ve servisler ATM standartlarının oluşmasıyla etkinliklerini
kaybetmektedirler.
DQDB (Dual
Queue Dual Bus)-IEEE 802.6
DQDB
istatistiksel çoklama yöntemi kullanarak fiber optik ortamların
geniş bant olanaklarının ortak kullanımı için geliştirilmiştir.
DQDB Metropolitan Alan ağ teknolojisi olarak tekyönlü ikil veri
yolu kablolaması kullanarak (duplex) iki yönlü iletişim
sağlamaktadır. IEEE 802.6 standardındadır. Üç tür topoloji
kullanılabilmektedir:
noktadan noktaya; bir kaç yüz
kilometrelik uzaklıklar için MAN-MAN bağlantıları için
tasarlanmıştır.
çoklu erişim noktası veriyolu
kullanımı ile 150 metreye ulaşılmaktadır.
açık döngü veriyolu topolojisi
(öpen loop bus topology) kullanılarak güvenirlilik artırılmaya
çalışılmaktadır.
DQDB fiber
optik kablo için LAN'lar MAN'lar, ve WAN'lar arası ortak çalışma
için tasarlanmıştır. Ayrıca koaksiyel kablo, (twisted pair)
bakır kablo, sayısal mikrodalga ve radyo dalgaları ile
çalışabilmektedir. Ancak bu sistemlerin iyi çalışabilmesi için
hata oranlarının düşük olması gerekmektedir. 802.6 standardı ile
155Mbps hızına kadar farklı iletim hızları topolojiye de bağlı
olarak kullanılabilmektedir.
DQDB erişim yöntemi olarak hem isokronous hem de asenkron
iletişime olanak tanıyan hücre tabanlı bir sistemdir. Hücre
işlemleri bu iki tip iletişim için farklıdır. Her hücrede 53
byte vardır: 48 byte bilgi, 5 byte başlık bilgisi için
ayrılmıştır. ATM hücrelerine benzemekle birlikte başlık
bilgileri farklıdır. Veri yolunda hücreler 125 mikrosaniyelik
bir zaman dilimine formatlanmışlardır. Çerçeveler bir istasyonun
sadece üretici olduğu düşünülerek tasarlanmıştır, ancak bir
arıza olduğunda diğer istasyonlar da bu görevi
üstlenebileceklerdir. Servislere öncelikler
tanımlanabilmektedir.Böylece ağ yönetimi işaretleşme ve bakım
gibi bilgilere öncelik verilebilmektedir.
İnternet
Telefonu
İnternet'te
böyle bir talebin olmasının nedeni yerel konuşma ücreti ödeyerek
uzun mesafe konuşma yapma olasılığıdır. Bir internet telefonu
uygulaması için en önemli problem TCP/IP protokolunun internet
üzerinde gerçek zamanlı, sabit hızda ve kesintisiz bir ses
iletimine uygun olmamasıdır. Ses bir uçta sayısal olarak
kodlanır ve bağlantılı veya bağlantısız olarak karşı taraftaki
alıcıya veya alıcılara gönderilir. internet kullanıcılarının
bugün çoğunlukla düşük hızlı bağlantılar ve dinamik IP adresleri
kullanıyor olmaları sorunlar yaratmaktadır. Düşük hız sorunu
sayısallaştırılmış ses işaretlerinin sıkıştırılmasıyla, dinamik
IP adresi sorunu ise İnternet Servis Sağlayıcının ses
kullanıcılarına belli IP adresi vermesiyle çözülür. Kullanılan
yöntemlerin hiçbiri standart değildir ancak İnternet'in gelişimi
içinde ilgili standartların oluşturulması ve bant
genişliklerinin artmasıyla İnternet telefonunun yaygın bir
kullanım alanı bulacağı beklenmektedir. Yeterli bant genişliği
sağlandığında görüntülü telefon ve konferans uygulamaları da
mümkün olacaktır.
Frame
Relay Telefonu
Frame Relay
telefonunda da benzer bir yaklaşım söz konusudur. Ses kalitesi
garanti edilemez. Özel FRAD (Frame Relay Access Device - Frame
Relay Erişim Cihazları) ile ses sayısallaştırılır ve
sıkıştırılır. Bu cihazlar ile PABX, fax, telefon setleri ve
yerel alan ağları bağlanabilir.
Erişim
Ağları
Mevcut yerel
çevrim, abonenin uç birimi ile yerel santral arasında işaret
taşıyan bir çift bakır telden oluşmaktadır. Bu çevrimin
konfigürasyonu, hemen her yerde aynıdır, çünkü bakır bir tel
üzerinden elektriksel bir işareti kuvvetlendirmeden
taşıyabileceğiniz uzaklığın bir sınırı vardır; ortalama bir
yerel çevrim 3-5 km uzunluğundadır, ve Ağ'ın santraldan yayılımı
bir ağaç yapısı içinde olur.
Sıkıştırma, saklama ve iletim teknolojilerindeki gelişmeler
sayesinde, artık her haberleşme altyapısı daha zengin hizmetler
verebilir ve bilgi dağıtımı için ucuz bir seçenek oluşturur hale
gelmiştir. Bunun sonucunda, yerel çevrimin potansiyel değerini
salt telefon geliri ile sınırlı değildir. Gelinen teknolojik
yetkinlik sayesinde artık telefon hizmeti başka hizmetlerle
birleştirilebilmektedir. (TV yayını, yeni çoğul ortam
uygulamaları, anında bilgiye erişim gibi.)
Telefon
Ağları
Yerel çevrim
yakın zamana kadar kamu telefon haberleşmesi için
kullanılmıştır. Başka çoğul ortam servisleri için
kullanılmamasının nedeni, çevrimin yetersizliğinden çok, böyle
servislerin olmayışı ya da teknik olarak uygulanabilir olmayışı
idi. O halde, çoğul ortam servislerinin ortaya çıkışı mevcut
abone çevriminin olanaklarını sonuna kadar zorlayacaktır.
4 kHz'lik bant genişliği, herhangi bir modülasyon tekniği
uygulanmadan elde edilebilen kapasitedir. İleri modülasyon
teknikleri uygulanarak, yerel çevrimden taşınabilecek
enformasyon miktarını 8-10 Mbps'lara kadar çıkarmak mümkündür.
Modemler ile halen V.34 standardıyla 33.6 kbps değerine
çıkabilen iletim hızı, başka yollarla daha da
artırılabilmektedir. Bunların en basiti "sayısal abone hatları"
dır (DSL). ISDN'in 1980'lerde ortaya çıkmasıyla önem kazanan DSL,
5.4 km. ye kadar 160 kbps hızlarda veri taşıyabilmektedir. ADSL,
HDSL ve VDSL ile bu oranlar daha da artmakta ancak mesafeler
kısalmaktadır.
Teknoloji değiştikçe modemlerin yapışı da değişmiş, hızları ve
kullanılabilirlikleri artmıştır. Geleceğin modemleri daha
kompakt ve daha da hızlı olacaktır. Ancak, ISDN ve ATM Ağlarının
yaygınlaşmasıyla ve sayısal iletimin büyük hızlarda ve düşük
hata oranlarında iletime olanak sağlaması nedeniyle modemlerin
zaman içinde sahneden çekilmesi sürpriz olmayacaktır.
Kablo TV
Ağları (Eş-eksenli ve Karma)
Kablo ağları
telefon ağlarından tamamen farklıdır. Evlere gelen hat, burulu
çift bakır tel olmayıp bir eş eksenli kablodur. Bu kabloların
bant genişliği 1 GHz in üzerinde olup, şu anda yalnızca tek
yönlü olarak analog TV işaretlerinin yayınında kullanılmaktadır.
Geniş-bantlı ve etkileşimli hizmetler doğrultusunda talebin
yaygınlaşmasıyla kablo TV ağlarının yeteneklerinin
geliştirilmesi yönünde çalışmalar da başlamıştır. Eski ağlar
salt eş eksenli kablolardan oluşurken günümüz kablo TV ağları
karma fiber/eş eksenli (HFC) ağ mimarisi kullanılarak
oluşturulmaktadır. Önümüzdeki yıllarda kablo modemi
teknolojilerinin de kullanımının giderek yaygınlaşması
beklenmelidir. 2005 yılma gelindiğinde dünyada 20 milyon
abonenin kablo modemi kullanacağı ilgili kuruluşlar tarafından
tahmin edilmektedir. Kablo modemi, aslında geçici bir çözüm yolu
olup, 2005'den sonra kullanımının doyuma ulaşacağı ve yerini ATM
ağlarına terkedeceği öngörülmektedir.
Geniş-Bant
Erişim Teknolojileri
Genişbant
erişim sunmak için ideal ortam fiber optik kablodur, ancak fiber
kablonun ve ilgili servislerin sunulmasının maliyetinin yüksek
olması fiber teknolojisinin yaygınlaşmasını engellemektedir.
Kaba bir hesapla, 10 milyon evi fiber optik kablolarla
bağlamanın maliyeti 15-20 milyar dolar civarındadır. Fiber ile
eş eksenel kabloları karma bir biçimde (HFC) biraraya getirme
çabaları da şimdilik sınırlı başarı kazanmıştır. Öte yandan
telefon şirketlerinin elinde milyonlarca kilometrelik bakır hat
bulunmaktadır ve şirketler bu altyapıyı da değerlendirmek
istemektedirler. Mevcut modem teknolojileri bu bakır hatları
değerlendirmektedir. Şimdilik bu hatlarda en iyi başarımı DSL (Digital
Subscriber Line - Sayısal Abone Hattı) teknolojisi
göstermektedir.
ADSL (Asymmetric
Digital Subscriber Line)
DSL
teknolojilerinin içinde ADSL'in önemli bir yeri vardır. ADSL tek
bir kuvvetlendiricisiz bakır hat çevriminin bant genişliğini
büyüten asimetrik dupleks bir iletim sistemidir. ADSL ile aşağı
yönde 6-9 Mbps, yukarı yönde 640 kbps lik bir hızda veri iletimi
sağlamak mümkündür.
ADSL servisleri geniş bantlı erişim ağlarının bir tamamlayıcısı
olarak görülmelidir. Genişbantlı erişim altyapısı 100 Mbps
trafik geçirebilen fiber optik kablolarla yenilenirken, ADSL
uzun yıllar boyunca aradaki boşluğu dolduracaktır. ADSL'in
asimetrik yapışı internet ya da benzer veri kaynaklarına ulaşıp
tek yönde veri aktarımı yapmak isteyen aboneler için en
elverişli uygulamadır; bu tür kullanıcılar ağ'a doğru basit
sorgulama bilgileri göndermekte ve yukarı yönde çok daha dar
bant genişlikleri yeterli gelmektedir.
ADSL'in en önemli üstünlüklerinden biri, üç kanal
geçirebilmesidir - çok megabitlik servis sağlayıcıdan aboneye
kanal, orta hızda çiftyönlü bir kanal ve bildiğimiz telefon
kanalı. Bunun anlamı, halen ulusal enformasyon altyapısını
oluşturan bakır kaloların üzerinden aynı anda yüksek
çözünürlüklü görüntü geçirebilmekte, internet'e erişim
sağlamakta ve telefon konuşmalarını geçirmektedir.
DSL teknolojilerini çekici kılan başka bir olgu ise, telefon
santrallarında ya da ağlarında önemli bir değişiklik
gerektirmemeleridir. Santrallarda bütün gereken, bir erişim
konsantratörü ya da ADSL çoğullayıcının içinde yer alacak olan
bir ADSL abone kartıdır.
HDSL (High-bit-rate
Digital Subscriber Line)
HDSL, T1 ya
da E1 hızlarında simetrik olarak iletim sağlayabilen bir DSL
teknolojisidir.
HDSL T1(E1) işaretlerini 4 km ye kadar 0.5 mm lik hatlardan
tekrarlayıcısız olarak iletmektedir. Tekrarlayıcı kullanarak
mesafeler daha da artırılabilmektedir (12km). Ancak, T1 (1.5
MBps) hızı için 2 tel çifti gerekmekte, E1 (2MBps) hızı için ise
3 tel çifti gerekmektedir. 2-3 tel çifti gerekiyor olması
nedeniyle telefon işletmecileri tarafından pek kabul
görmemektedir.
Günümüzde HDSL, şirketler tarafından, kendi intranetlerine
erişimde, internet'e erişimde, görüntülü konferans
uygulamalarında T1/E1 devrelerinin bir uzantısı olarak
kullanılmaktadır.
SDSL (Symmetric
Digital Subscriber Line)
SDSL
teknolojisi HDSL'e çok benzemekte ve onunla aynı hızlarda
çalışmaktadır. Farklılık, SDSL'in gerektirdiği tel sayısındadır.
HDSL 2 ya da 3 tel gerektirdiği ve yalnızca veri iletip sesi
geçirmediği halde, SDSL tek hat üzerinde çalışır ve bu tek
hattın üzerinden telefon, veri ve çoğulortam trafiği
geçirebilir. SDSL'in bu özelliği, mesafe bakımından telefon için
3 km ve T1 için 3.5 km ile sınırlı olmasına karşın onu çift
yönlü işletme uygulamaları ve görüntülü konferans için çekici
hale getirmiştir.
RADSL
(Rate Adaptive Digital Subscriber Line)
RADSL'in en
büyük özelliği, bakır hattın uzunluğuna ve gürültü oranına bağlı
olarak bant genişliğin! dinamik olarak ayarlayabilmesidir. Bu
ayarlamayı 300 ya da 400 kbps aralıklarda artışlarla
yapmaktadır.
RADSL, abonelere kullandıkları uygulamaya uygun olarak
istedikleri zamanda istedikleri bantgenişliğini esnek bir
biçimde sağlar. Örneğin, bir şirketin uzak bir şubesindeki abone
2.5 Mbps'lik bir RADSL hattı kullanarak, şirket merkezinden
gidiş yönünde 1 Mpbs, geliş yönünde 2.5 Mbps hızında dosya
transferi yaparken, 384 kbps'lik simetrik bir görüntülü
konferans uygulamasına geçebilecektir. Ya da PC'sindeki farklı
uygulamalar için, onlara uygun farklı modlarda ve farklı bant
genişliklerinde çalışabilecek şekilde PC'sini
programlayabilecektir.
Çeşitli pazar araştırmacıları ADSL teknolojisinin yerini yavaş
yavaş RADSL'e terkedeceğini, ve RADSL'in yeni nesil xDSL
ürünlerinin temeli olacağını söylemektedirler.
VDSL (Very
High-bit-rate Digital Subscriber Line)
VDSL (Very
High-bit-rate Digital Subscriber Line) ADSL e çok benzeyen bu
DSL teknolojisi, Telefon ve ISDN servislerinin yanında geliş
yönünde 55.2 Mbps, gidiş yönünde 19.2 kbps-2.3 Mbps arası
hızlarda çoğul ortam trafiği geçirebilmektedir. VDSL, ADSL'de
olduğu gibi frekans bölmeli çoğullama uygulamakta, transmisyon
hızları aynı ise simetrik olarak da çalışabilmektedir.
VDSL'in ADSL den en belirgin farkı iletim mesafesinin
azlığındadır. 13 Mbps hız için 1.5 km, 55.2 Mbps için 300 m lik
mesafelerden daha öteye erişememektedir. VDSL'in temel bir
kullanım alanı, FTTN (Fiber to The Neighborhood) uygulamalarında
görülmektedir. Santraldan gelen fiber hattının sonlandığı bir
optik ağ ünitesi (ONU) ile ev ya da işyerine bağlı olan tek bir
bakır hat arasında uygulanan VDSL, binanın yakınlarına kadar
gelen fiber hattını, evlere eski ya da yeni döşenen bakır hatlar
üzerinden bağlamaktadır. Ya da bir gökdelenin bütün katlarına
VDSL ile katlararası kısa mesafeli hatlarla ulaşılabilmektedir.
ADSL ise her kattan santrala kadar uzanan bakır hatlarda
kullanılır. VDSL, gelecek vaadeden bir teknoloji olarak
görülmektdir.
IDSL (Integrated
Digital Subscriber Line)
ADSL
servislerinin gecikmesi üzerine, tıkanmalardan bunalan abonelere
kısa vadede çözüm sunmak, onlara orta hızlarda internet ve uzak
LAN erişimi sağlamak için geliştirilmiştir.
IDSL, isminden de anlaşıldığı gibi, 2 tane 64kbps "B" kanalım
alır (biri ses, diğeri veri taşımaktadır) her iki taşıyıcı
kanalı da veri taşıyan bir veri servisine dönüştürür. Darbant
ISDN deki 2B1Q işaretleşmesini kullanır, her iki yönde toplam
128 kbps hızına erişir ve 5.5 km mesafeye kadar gidebilir. Bu
bağlamda simetrik bir servistir, düşük düzeyde görüntülü
konferans, internet ve LAN'lara uzaktan erişim için
kullanılabilir.
ISDN Darbant ve IDSL servisleri, enformasyonu yönlendirme
şekillerine göre kökten farklıdırlar. ISDN Darbant servisleri
anahtarlamalı servislerdir ve telefon santrallanndan geçerler;
IDSL ise tahsis edilmiş bir noktadan noktaya bağlantıdır, bir
omurganın frame relay ağı ya da veri ağına yönlendirilmiştir.
xDSL
Teknolojilerinin Yaygınlığı
xDSL
servislerinin yaygınlaşması yavaş olacaktır. Ağırlık ADSL de
gözükmektedir. ISP'lerin HDSL, SDSL, IDSL ve ADSL den oluşan
geniş bir portföy oluşturmaları beklenmektedir. xDSL"ın dünyada
yaygınlaşması 2000 yılından itibaren büyük oranda
kullanılacaktır. RADSL önde olacak, bunu HDSL izleyecektir. IDSL/SDSL
ve VDSL'de pazardaki yerlerini alacaklardır. ADSL/RADSL pazarı
küçük işletmeleri ve SOHO (Small Office - Home Office)
uygulamalarım hedeflemektedir. Büyük şirketler, ADSL kullanmak
yerine fiber üzerinden T3/E3 hızıyla çıkacaklardır.
Diğer
Teknolojiler
Geniş bantlı
ağlara erişim için diğer teknolojiler FITL (Fiber in The Loop -
Abone Döngüsünde Fiber) başlığı altında sayılabilecek FTTH
(Fiber To The Home - Eve Kadar Fiber) ve FTTC (Fiber To The Curb
- Binaya Kadar Fiber) uygulamalarıdır. Her üçüyle de ATM
ağlarına bağlanmak mümkündür. Maliyetlerinin çok yüksek olması
bugün için bu teknolojileri erişilmez kılmaktadır, ancak
gelecekte iyice artan bant genişliği ihtiyacı bu uygulamaları
kaçınılmaz hale getirecektir.
Sabit
Telsiz Erişim Teknolojileri
Kısaca FRA (Fixed
Radio Access - Sabit Radyo Erişimi) diye anılan sabit telsiz
erişim sistemleri kullandıkları teknolojilere göre üç
grup'altında toplanır:
Kordonsuz teknolojiler (DECT,
CT2 vb.)
Özgün teknolojiler
Kordonsuz
teknolojiler, kendileri bağımsız çalışacak bir ağ oluşturmayıp,
çalışabilmek için telli bir ağa ihtiyaç gösterdikleri ve telli
ağların uzantısı gibi çalıştıkları için eski işletmeciler
tarafından tercih edilmektedirler.
DECT, yüksek trafik yoğunluğu ve kısa mesafe erimi nedeniyle,
mevcut altyapının artan oranda kullanılması açısından uygun bir
çözümdür. Bu nedenle altyapıyı elinde bulunduran eski
işletmeciler tarafından kullanılması beklenir. Uygulamalar kent
merkezlerinde olabileceği gibi , mesafe açısından uygun olan
kırsal bölgelerde de olabilir.
Özgün
Teknolojiler
Özgün
teknolojiler, gereksinmelere uygun olarak en iyi çözümleri
sunmaktadırlar. Bağımsız ağlar oluşturmaya uygun olmaları
nedeniyle, özellikle yeni giren işletmeciler tarafından tercih
edilmektedirler. Kırsal uygulamalarda başarılı olmaları
nedeniyle eski işletmeciler tarafından da kullanılmaktadırlar.
Servis saydamlığı sağlanabilmektedir. Çalışma frekansları mevcut
ya da tahsis edilen frekans bandında çalışacak şekilde
düzenlenmektedir. DECT kadar yüksek trafikleri kaldırmasalar
bile orta yoğunluktaki trafikleri kaldırabilmektedirler.
Bu teknolojilerde kullanılan çoklu erişim teknikleri FDMA, TDMA,
CDMA ya da bunların kombinasyonundan oluşan hibrit tekniklerdir.
Bu çoklu erişim teknikleri hakkında bilgi bir sonraki bölümde
verilmiştir.
Bu tür sistemler 1 GHz ile 11 GHz arasındaki frekanslarda
çalışırlar. Kanal sayısı, kapasite, erişim mesafesi ve veri hızı
açısından kullanım amacına göre optimize edilirler.
Yalnızca sabit telsiz erişim için düşünülmüşlerdir. Gezginlik
özellikleri yoktur. Gezginliğin olmaması, Doppier etkisin!
gidermek, hücre geçişi ölçümleri yapmak, lokasyon bilgilerim
sürekli güncellemek gibi teknik zorlukları ortadan
kaldırmaktadır. Hücre çapları kırsal yörelerde 20km hatta 30
km'ye kadar çıkabilmektedir. 144 kbps'e kadar hızlarda veri
iletimi yapan sistemler mevcuttur. Bu sistemlerin en büyük
avantajı olan işletmecinin gereksinimine göre optimize edilmiş
olmaları, aynı zamanda en büyük dezavantajlarını
oluşturmaktadır. Çünkü, geliştirilen teknoloji standart
değildir. Bu da tek bir üreticiye bağımlı kalma sonucunu
doğurmaktadır.
BRAN (Broadband
Radio Access Networks)
BRAN 1997
yılında bir ETSI projesi olarak kabul edilmiş ve standartlarının
geliştirilmesine başlanmıştır. BRAN hizmetten bağımsız bir radyo
erişim ağı veya sistemi olarak değerlendirilmelidir.
Pazar isteklerinin iletişim endüstrisini çok hızlı bir biçimde
çoğul-ortam uygulamalarına yöneltmesi ve ileri enformasyon
hizmetlerini sunmaya zorlaması geniş bantlı radyo erişim
ağlarının (veya sistemlerinin) standartlaştırılıp
geliştirilmesini hızlandırmıştır. Zaten, hizmet temin ediciler
(service providers) müşterilerine erişmek için ucuz, rekabet
edebilen ve radyo erişim teknolojisi esasına dayalı yeni
teknolojiler denemektedirler.
BRAN projesinin amacı yukarda belirtilen gereksinimleri
karşılayabilen ve hizmetten bağımsız geniş bantlı radyo erişim
ağlarının geliştirilmesi için gerekli standartları
geliştirmektir.
Bu geniş bantlı radyo erişim ağları, gerek mevcut hizmetleri (PSTN
ve ISDN) ve gerekse gelecekteki hizmetleri (B-ISDN) etkili bir
biçimde taşıyabilme ve eriştirme yeteneklerine sahip
olmalıdırlar. En azından 25Mbps hızındaki kullanıcı ağ
arabağlantısında devre anahtarlamalı, paket anahtarlamalı ve ATM
protokolleri (transport protocols) desteklenmelidir. BRAN
günümüzde konutlarda ve iş yerlerinde kullanılan telli erişim
sistemlerinden ADSL, VDSL ve kablolu modemlere bir alternatif ve
rakip sistem olarak geliştirilmektedir.
BRAN RFA (Radio Fixed Access) ve CPA (Cordless Premises Access)
sistemlerim (veya erişim ağlarını) tanımlarken ve standartlarım
belirlerken aşağıdaki hedefleri de yerine getirmeyi
amaçlamaktadır
- 25 Mbps'ten 155 Mbps'e varan
erişim hızı,
- 50 m yarıçaplı bir alandan 15 km yarıçaplı bir alana kadar
erişim alanı,
- Ana ağdan (core network) bağımsız bir yapı.
BRAN
projesinin hedefi tüm projeyi ise 2005 yılında tamamlamaktır.
WATM (Wireless
ATM)
VVATM ATMF
(ATM Forum) WATM WG (VVorking Group: Çalışma Grubu) tarafından
geliştirilen ATM temeline dayalı bir telsiz erişim ağıdır (veya
sistemidir). İsminden de anlaşılacağı gibi ATMF bir resmi
standart organizasyonu değildir. Ancak dünyanın belli başlı tüm
firmaları (bu firmalar arasında Boeing ve NASA da
bulunmaktadır.) tarafından desteklenen ve daha önce standart
organizasyonları (ITU-T ve ETSI) tarafından geliştirilen ATM
standartlarım hızlı bir biçimde uygulamaya girebilecek hale
getirmeye çalışan bir kuruluştur.
ATMF bazen mevcut standartları değiştirerek bazen yeni
standartlar ilave ederek (örneğin WATM ile ilgili standartlar)
ATM standartlarım kolayca uygulanabilir hale getirmeye
çalışmaktadır.
WATM tamamen ATM temeline dayalı bir sistemdir. Diğer bir
deyimle WATM mevcut ATM protokol yasasına ve ağ mimarisine
telsiz erişimi ve gezginliği destekleyecek şekilde ilaveler
yapılarak geliştirilen bir telsiz erişim ağıdır. Bir örnek
verecek olursak mevcut B-ISDN UNI (User Network interface)
protokolü olan DSS2 (Digital Subscriber Signaling No.2)
protokolüne bazı WCI (Wireless Control information) ve MCI
(Mobile Control information) bilgileri veya mesajları ilave
edilerek bu protokollerin WATM gereksinimlerini karşılaması
sağlanmaktadır. Belli başlı gezginlik özellikleri olarak yer
değiştirme (roaming), devir-teslim (handover) ve gezginlik
yönetimi (mobility management) özelliklerini sayabiliriz.
Ayrıca, WATM terminal gezginliği (terminal mobility) yanında baz
istasyonu gezginliğini de (BS mobility) desteklemektedir. Baz
istasyonu gezginliği genellikle askeri amaçlar için kullanılan
gezgin iletişim sistemleri için önemli ve gerekli bir
özelliktir.
WATM bütün B-ISDN hizmetlerini (çoğul-ortam hizmetleri dahil)
25Mbps hızından 155 Mbps hızına kadar gezgin bir alanda sunmayı
amaçlamaktadır. Akla gelen ilk soru BRAN (Broadband Radio Access
Network) ile WATM arasındaki fark nedir olacaktır. BRAN
hizmetten bağımsız bir radyo transfer ve erişim sistemi olup,
çok kısıtlı gezginlik hizmeti sunar. Oysa WATM, tüm B-ISDN
hizmetlerini (155 Mbps hızına kadar) en karmaşık gezginlik
hizmetleriyle (terminal gezginliği ve baz istasyonu gezginliği
dahil) birlikte sunacaktır. WATM tüm sabit ve gezgin ağlarla ara
bağlantılar vasıtasıyla uyumlu çalışmayı da hedeflemektedir.
Gezgin
Telekomünikasyon Ağları
Kullanılan
teknolojiler açısından hızla gelişme gösteren gezgin
telekomünikasyon sistemleri 5 ana başlık altında incelenebilir
Hücresel sistemler
Profesyonel Telsiz Sistemleri
Kablosuz telefon sistemleri
Mesaj (çağrı sistemleri)
Uydu sistemleri
Hücresel
sistemler
Hücresel
sistemler analog veya sayısal teknolojileri kullanmakta olup en
hızlı büyüyen telekomünikasyon pazarını oluşturmaktadır. Bu
sistemler PSTN'e erişimin yanı sıra ileri telekomünikasyon
servisleri de sunmaktadır.
Analog
1. Nesil Sistemler
Analog
teknolojiyi kullanan 1. Nesil hücresel gezgin sistemlerin
başlıcaları AMPS (Advanced Mobile Phone Service), TACS (Total
Access Communication System) ve NMT (Nordic Mobile Telephone)'dir.
Bu sistemler gelecekte varlıklarım sürdüremeyeceklerdir.
Sayısal
2. Nesil Sistemler
2. Nesil
sayısal hücresel gezgin sistemlerin başlıcaları ise IS-54 ,
IS-95, GSM (Global System for Mobile Communications - Gezgin
İletişim için Küresel Sistem), DCS-1800 (Digital Cellular System
1800 - Sayısal Hücresel Sistem 1800) ve PDC(Personal Digital
Cellular - Kişisel Sayısal Hücresel Sistem)'dir. 1996 yılı
itibarıyla tüm dünyada 82 milyon hücresel sistem kullanıcısı
bulunmakta olup bu sayının 2000 yılma kadar 200 milyona ulaşması
beklenmektedir.
Sayısal
3. Nesil Sistemler
3. Nesil
sayısal hücresel gezgin sistemlerin gelişim süreci devam etmekte
olup bu sistemler Avrupa'da PCN (Personal Communications Network
- Kişisel İletişim Ağı) Amerika'da ise PCS (Personal
Communications Services - Kişisel İletişim Hizmetleri) adıyla
anılmaktadır. PCN/PCS kavramının temeli yerden ve zamandan
bağımsız olarak kişisel komünikasyon hizmetlerinin sunulmasıdır.
Çeşitli gezgin telekomünikasyon sistemlerinin ortak bir alt yapı
içerisinde entegre edilerek sistem kullanıcılarına daha gelişmiş
servisler sunabilmek fikrine dayalı UMTS (Universal Mobile
Telecommunications Systems - Evrensel Gezgin Telekomünikasyon
Sistemleri) ve FPLMTS (Future Public-Land-Mobile
Telecommunications Systems -Gelecek Kamu-Yer-Gezgin
Telekomünikasyon Sistemleri) kavramları da 3.Nesil gezgin
telekomünikasyon sistemleri içerisinde değerlendirilebilir.
Profesyonel Telsiz Sistemleri
Profesyonel
Telsiz Sistemleri'nin . hücresel sistemlerden temel farkı
kullanım felsefesidir. Kendi içinde de kullanım özelliklerine
göre çeşitli şekillerde isimlendirilmiştir. Bu isimler, Avrupa
da PMR (Private Mobile Radio - Özel Gezgini Radyo) ve PAMR (Public
Access Mobile Radio - Kamuya Açık Gezgin Radyo), Amerika da ise
SMR (Specialized Mobile Radio - Özel Amaçlı Gezgin Radyo) ve
ESMR (Enhanced Specialized Mobile Radio - Geliştirilmiş Özel
Amaçlı Gezgin Radyo) olarak sayılabilir. PMR kullanıcı
gruplarına özel tahsisli kanal kullanımı anlamına gelirken, PAMR
da konuşma kanallarının birden fazla kullanıcı grubu tarafından
ortak kullanımı anlamına gelmektedir. Amerikan kullanımı, SMR/ESMR,
ise sistemi diğer kablosuz haberleşme sistemlerinden ayırmak
amacıyla "özel amaçlı " anlamında kullanılmaktadır.
Analog
1. Nesil Telsizler
Profesyonel
Telsiz Sistemleri, sistemlerin ilk ortaya çıkarıldığı zaman
dilimindeki teknolojik gelişmelerin henüz ekonomik ve
kullanılabilir bir sayısal sistem ve cihaz tasarımına izin
vermemesi ve mevcut kullanıcı taleplerinin de analog sistem ve
cihazlar ile karşılanabilir olması sebebiyle analog olarak
tasarlanmışlardır. Yaygın olarak kullanılmakta olan birinci
nesil analog telsiz sistemlerine örnek olarak, konvansiyonel
Ortak baz istasyon (CBS-Common Base Station) sistemleri, Geniş
Alan Kaplama (WAC-Wide Area Covarege) Sistemleri ve Trank Telsiz
Sistemleri verilebilir.
Sayısal
2. Nesil Sistemler
Profesyonel
telsiz sistemlerinin yaygın olarak kullanılması sonucu, bu
sistemlerin bilgi taşıma ortamı olarak kullandıkları frekans
spektrumunda ihtiyaca cevap verememe problemleri ortaya çıkmaya
başlamıştır. Bu nedenle frekans spektrumunun etkin kullanımı ve
veri haberleşmesi ihtiyaçlarına cevap verebilmek amacıyla
kablosuz sistem ve terminaller sayısal teknolojiler desteğinde
yeniden tanımlanmış ve tasarlanmıştır. Böylece ikinci nesil
profesyonel telsiz sistemleri ortaya çıkmıştır. Günümüzde
kullanılmakta olan ikinci nesil profesyonel telsiz sistemlerine
EDACS, APC025, IDRS, TETRAPOL ve TETRA örnek verilebilir. Bu
sistemlerden ilk dördü mevcut analog sistem ve "telsizler ile de
uyumlu olabilmek amacı ile hem analog hemde sayısal modlara
sahip olarak tasarlanmışlardır. TETRA sistemi ise sadece sayısal
moda sahiptir.
Kablosuz Telefon Sistemleri
Gezgin
telekomünikasyon sistemlerinin diğer bir parçasını oluşturan
kablosuz telefon sistemleri, analog (CT-0 (Cordles Telephone-0 -
Kordonsuz Telefon-0), JCT (Japanese Cordless Telephone - Japon
Kordonsuz Telefonu), CT-1 (Cordless Telephone-1 - Kordonsuz
Telefon-1)) ve sayısal (CT-2 (Cordless Telephone-2 -Kordonsuz
Telefon-2), DECT (Digital Enhanced Cordless Telephone - Sayısal
Geliştirilmiş - Kordonsuz Telefon), PHS (Personal Handy Phone
System - Kişisel El Telefon Sistemi) kablosuz telefon sistemleri
olarak iki grup altında incelenebilir. Bir Avrupa standardı olan
DECT teknolojisinin Darbant ISDN hizmetlerini desteklemesi ve
gezgin kullanıma izin vermesi sebebi ile pazar başarısının daha
yüksek olması beklenmektedir.
Yerel Alan
Ağları
İki veya daha
çok bilgisayarın yakın mesafede (aynı bina, kampus, vb.) veri
iltişimi yapabilecek teknoloji ile bağlanmaları LAN (Local Area
Network - Yerel Alan Ağları)'nı oluşturmaktadır. Veri
iletişiminin iş dünyasında verimi arttırması yerel ağların hızla
yayılmasını sağlamaktadır. Yerel alanda birçok teknoloji
mevcuttur. Bu teknolojilerin bir kısmı ATM teknolojisini yerel
ağlarda kullanmaktadır.
LANE (LAN
Emulation)
Yerel alan
ağlarının veya istemci ve sunucuların ATM omurgaları üzerinden
birbirlerine bağlanması, yerel alan ağlarının bağlantısız
mantığının, ATM sisteminin bağlantılı ortamında taklit
edilmesin! gerektirir. Bu işlem genellikle sunucu yazılımında ya
da ATM ağ adaptöründe ve anahtarlarında gerçekleştirilir.
MPOA
MPOA (Multi
Protocol Over ATM - ATM üzerinde çoklu protokol) standartları
ATM Forum tarafından geliştirilme aşamasındadır. Amacı ATM
sistemini bilinen Ethernet, Token Ring, TCP/IP yapılarıyla
tümleştirerek yerel alan ağlarının bağlantılarım
kolaylaştırmaktır. LANE temeli üzerinde kurulmaktadır ve NHRP (Next
Hop Resolution Protocol - Sonraki durak çözümü protokolü), ATM
üzerinde IP ve MARS (multicast address resolution server - çok
nokta adres çözüm sunucusu) protokollerinin bir adaptasyonunu
kullanır.
Virtual
LAN ve LAN Switch
Virtual LAN
(sanal yerel alan ağları), LAN Switch (yerel alan ağ anatarları)nı
kullanarak, ağ kaynaklarını daha verimli kullanmak, yer/cihaz
değişikliklerin!, eklemeleri LAN birimlerinin fiziksel yeri ve
adresinden bağımsız olarak yapabilmek için geliştirilmiş bir
tekniktir.
Yüksek
Hızlı LAN
Hızlı
Ethernet
IEEE 802.3 alt grubu tarafından geliştirilmiş, 10Base-T
standardıyla aynı yapıya sahip ancak ondan 10 kat daha hızlı
100Base-T olarak adlandırılan standarttır. Birçok Kablo türünün
kullanılmasına izin verir, hem paylaşımlı hem de anahtarlamalı
ortamlarda çalışabilir.
100VG-AnyLAN
IEEE 802.12 komitesi tarafından geliştirilmiş yerel alan ağ
standardıdır. Hızlı Ethernet'e göre avantajları, hem Ethernet
hem token ring yapılarım destekleyebilmesi ve paket
çarpışmalarım engelleyerek bant genişliğinin verimli
kullanılmasına olanak vermesidir.
HPPI ve
Fiber Kanal
Her iki sistem de ANSI (American National Standards institute -
Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü) tarafından
geliştirilmiştir ve ISO tarafında kabul edilme aşamasındadır.
Ana bilgisayarlar arasında ve bunların çevre birimleriyle Gbps
hızlarında iletişim kurmalarım sağlamak amacıyla
tasarlanmışlardır.
HPPI: Hızlı (800 Mbps veya 1,6 Gbps), basit işaretleşme dizileri
kullanan, protokol bağımsız, bakır veya fiber ortamında
çalışabilen, İP destekleyen bir standarttır.
Fiber Kanal: Görece daha karmaşık, ama daha fonksiyonel ve
esnek, 100-800 Mbps hızları arasında 4 farklı hızda çalışabilen,
fiber veya bakır kablo ile 10 km mesafeye ulaşabilen bir
protokoldür.
Farklılıklarına karşın bu iki sistem birbirini tamamlayan
teknolojiler olarak nitelenmektedirler.
IEEE
802.14
Bu standart Kablo TV Ağları üzerinden veri iletimi için IEEE"
tarafından tasarlanmıştır. 80 km yarıçaplı ağlar
oluşturulabilir. Çok ortamlı veri iletimi için ATM ağlarımda de
desteklemektedir.
Iso-Ethernet
IEEE 802.9a tarafından ISDN'in çokortamlı veri iletim
kapasitesin! ve lOBase-T'nin paket veri tekniğini tümleştirmek
için tasarlanmıştır.
Gigabit
LAN
lEEE'nin Fiber Kanal temelinden yola çıkarak geliştirmekte
olduğu bir yerel alan ağ standardıdır. Benzer özellikleri
vardır. Bakır ve fiber ortamda 500 Mbps, 1 Gbps ve 4 Gbps
hızlarında ağlar tanımlanmıştır.
Kablosuz
Yerel Alan Ağları
Taşınabilir
bilgisayarların yaygınlaşmasıyla, bu bilgisayarlara yerel alan
ağlarına bağlanmakta kolaylık sağlamak üzere geliştirilmiş bir
teknolojidir. Bir hücrede 1-2 Mbps civarında hız sağlayabilir.
Radyo dalgaları ya da kızılötesi ışınlar ile iletim yapılır.
Taşınabilir bilgisayarların dışında hareketli terminaller için
özel uygulamalarda da kullanılabilir.
RMON
RMON (Remote
MONitoring - Uzaktan gözlem) IETF tarafından geliştirilen
Ethernet ve token ring ağların merkezi denetimim hedefleyen bir
hizmettir. Hızlı Ethernet'in desteklenmesi için çalışmalar
sürmektedir. Kavramsal olarak OSI NMS (Öpen System
interconnection Network Management System - Açık Sistemler
Bağlantısı Ağ Yönetim Sistemi) mantığına dayanır ve SNMP (Simple
Network Management Protocol - Basit Ağ Yönetim Sistemi)
komutlarım kullanır.
Telekomünikasyon uç cihazları
Telekomünikasyon uç cihazları sabit ve gezgin terminaller
başlıkları altında incelenebilir. Sabit Haberleşme
Terminalleri
Analog Telefon Setleri
DP ve DTMF modlarında çalışan analog telefon setleri, sadece ses
haberleşmesi ihtiyacına en ekonomik şekilde cevap veren
terminaller olduklarından haberleşme ağlarının sayısallaşma
trendine rağmen tüm dünyada en yoğun kullanım alanı bulan
haberleşme terminalleridir. Ancak kullanıcıların "suppiementary"
servislere olan ihtiyacı arttıkça - ki günümüzde kullanıcılar
haberleşme ağından ses iletiminden fazlasını beklemektedirler-
analog telefon setlerinin çoğunluğunun yerlerini sayısal setlere
(ISDN) bırakacağı aşikardır.
Grup 2
ve Grup 3 Faks Cihazları
9600 ve 14400 bps hızlarında çalışan faks cihazları analog
hatlar üzerinden yazı iletiminde günümüzde en çok kullanılan
cihazlardır. Veri iletişim hizmetlerinin yaygınlaşmasına karşın,
çok işlevli fax cihazlarının pazar payı yüksek oranlarda
artmaktadır.
ISDN
Telefon Setleri
ISDN telefon setleri, analog telefon setleri ile sağlanamayan "suppiementary"
servislere erişime izin verirler. Bu servislere örnek olarak;
bekleyen çağrı, arayan numaranın tanımlanması, meşgul aboneye
yapılan çağrının tamamlanması verilebilir. ISDN telefon seti ile
kullanılabilecek özellikler ITU-T'nin l serisi tavsiyeleri ile
tanımlanmışlardır. Ancak bu özellikler telefon setinin bir
özelliği olmayıp D-kanalından bağlı bulunulan haberleşme sistemi
ile gerçekleştirilen işaretleşme sonucu Türk Telekom tarafından
sağlanmaktadır. ISDN telefon setleri DSS-1 protokolü ile
çalışmaktadırlar.
Grup 4
Faks
ISDN faks olarak da tanımlanır. 64 kbps hızında yazı iletimi
sağlar. Grup 4 fakslar yüksek maliyetleri yüzünden hala grup 3
fakslar kadar yaygınlaşamamışlardır. Görüntülü Telefon
H.320, ISDN üzerinde görüntü sıkıştırma algoritması ile 2
B-kanalından birini (64 kbps) ses diğerini ise görüntü iletimi
için kullanır. Fiziksel görüntüsü üzerinde 4"lik LCD ekran
yerleştirilmiş bir ISDN telefonundan farklı değildir. Özellikle
ev kullanıcılarına görüntülü haberleşme servisi götürülmesi için
tasarlanmış bir cihazdır. Çokortamlı hizmetleri destekleyen
kişisel bilgisayarların yaygınlaşması bu cihazların pazarını
daraltmaktadır.
Masaüstü Görüntülü Konferans Terminali (PC tabanlı)
İletim özellikleri ve protokolü görüntülü telefon ile aynıdır.
Bu cihazlar bir standart PC donanımına eklenen ses ve görüntü
işleme kartlarından (her iki bir kart üzerinde de olabilir)
oluşurlar. Cihazların performansları kullandıkları kartların
tipine göre (aktif veya pasif) değişebilmektedir. Aktif kart
kullanan bir sistemin PC'nin hızından etkilenmeden sürekli aynı
performansı vereceği açıktır.
Oda
Tipi Görüntülü Konferans Terminali
Bu tip cihazlar genellikle 21"lik ekran ve bunu destekleyen özel
donanım ve yazılımdan oluşur. 3 adet So arabirimini
birleştirerek 384 kbps hızında saniyede 30 resim hızında görüntü
iletimi ile televizyon görüntüsü kalitesinde haberleşme
mümkündür.
Gezgin
Haberleşme Terminalleri
DECT El
Cihazları
ETSİ'nin RES3 teknik alt komitesi DECT (Digital European
Cordless Telephone) adı ile anılan 1.880'den 1.900 GHz'e kadar
20 MHz frekans bandında çalışmak üzere tasarlanmış standardı
hazırlamıştır. DECT'in temel prensipleri CT'ye benzer ancak
işaret mimarisi dar bandlı TDMA'dır. DECT standardındaki
cihazlarda, üreticiler 1997 senesinin basından itibaren GAP (Generic
Access Profile) adı verilen ve farklı DECT ürünlerinin
birbirleri ile kullanılmasına izin veren standartta buluştular.
DECT cihazlarının bir sonraki jenerasyonu "çift kullanımlı" (dual
mode) olarak anılacaktır. Bu tip cihazlar ile içinde bulunulan
kaplama alanına göre hem DECT hem de GSM modunda
çalışabilmektedirler.
Telsiz
Cihazları
Telsiz cihazları merkezi ya da dağıtılmış bir sistem yoluyla (Trank),
veya herhangi bir sistemden bağımsız olarak bağlantı kuran
(Konvansiyonel) cihazlardır. Telsiz cihazları ile ilgili
standartlar Avrupa'da ETSI tarafından üretilmektedir. TGM bu
standartları aynı şekliyle kabul etmekte ve Ülkemizde
uygulamaktadır. Telsiz cihazları kullanım yeri amacı ve
gereksinimlerine göre çeşitli ses kodlama, modülasyon ve çoklu
erişim teknikleri kullanılarak tasarlanmaktadır. Bir telsiz
cihazından beklenen temel özellikler "minumum frekans
spektrumdan maksimum miktarda sayısal bilgininin, minumum
batarya sarfiyatı ile ekonomik olarak aktarılması" olarak
özetlenebilir.
GSM El
Cihazları
GSM esas olarak ETSİ'nin altındaki CEPT biriminin içinde "Groupe
Speciale Mobile" olarak anılan ve 1991 yılında bir Avrupa
hücresel radyo sistemi geliştirilmesi görevi verilen grubun
adından gelmektedir. Daha sonraları ismi "Global System For
Mobile Communications" olarak değiştirilmiştir. GSM cihazları da
tıpkı DECT cihazlarında olduğu gibi iki modda birden çalışır
hale gelmektedirler. Sonuç olarak DECT ve GSM birleşerek yeni
bir tek tip el cihazı oluşturacaklardır. Pil ve yonga
teknolojisindeki gelişmeler bu tür cihazları hem kullanışlılık
hem de maliyet açısından daha cazip hale getirecektir.
NMT El
Cihazları
Ülkemizde GSM telefonları yaygınlaşmadan önce kullanılan analog
telsiz haberleşme sistemine ait el cihazlarıdır. GSM de olduğu
gibi kaplama alanları arasındaki geçiş esnasında kesintisiz bir
iletişim mümkün değildir. Bu yüzden günümüzde artık terkedilmeye
yüz tutmuş bir teknolojidir.
Uydu
Sistemleri El Cihazları
FDMA, TDMA, CDMA ya da çalıştıkları sisteme göre bunların
kombinasyonlarım erişim sistemi olarak kullanan cihazlardır.
Uydu sistemleri el cihazları da tıpkı "dual mode" el
cihazlarında olduğu gibi uydu sistemi ile mevcut GSM ağları
arasında otomatik olarak ağ seçimi yaparak çalışabilecektir.
HABERLEŞMEDE
KULLANILAN BAZI KISALTMALAR
|
ADJ |
Adjacent DPC link set |
ISDN |
Integrated Services Digital Network |
|
ADL |
Asynchronous Data link |
ISUP |
ISDN User Part |
|
ADM |
Add-Drop Multiplexer |
ITU |
InternationalTelecommunication Union |
|
ADSL |
Asynchronous Digital Subscriber Line |
LAMA |
Local Automatic MessageAccount |
|
AMA |
Automatic Message Account |
LAN |
Local Area Network |
|
AMD |
Advanced Micro Devices |
LKS |
Link Set Table |
|
ANSI |
American National Standards of Institue |
LRS |
Link Set Route Set Table |
|
ATDM |
Asynchronous Time Division Multiplexer |
MML |
Man Machine Language |
|
ATM |
Asynchronous Transfer Mode |
MN |
Mobile Network |
|
BHCA |
Busy Hour Call Attemp |
MTP |
Message Transfer Part |
|
B-ISDN |
Broadband ISDN |
N-ISDN |
Narrowband ISDN |
|
CAMA |
Centralized Automatic Message Account |
O&M |
Operation & Maintenance |
|
CAS |
Channel Associated Signalling |
OFS |
Old Function Split |
|
CCS |
Common Channel Signalling |
OLTU |
Optical Line Terminal Unit |
|
| |