|
KABLO TV
TARİHİ
Aya
seyahatin(1969) ve Münih olimpiyatlarının(1972 yazı) dramatik
görüntülerinin uydu aracılığıyla dünyanın hemen her tarafındaki
bir milyara yakın izleyiciye ulaşması dünya kamuoyuna uydu
teknolojisinin gücünü gösterdi ve ispatladı.
Ancak, 70’li
yılların başlarında Jeosenkron haberleşme uydularının
kullanımı çoğunlukla sadece telekomünikasyon (veri ve ses
iletişimi) alanlarında idi. Bunun nedeni o zamanki teknoloji ile
bir transponderin 20 bin kadar ses (telefon) görüşmesini
taşıyabilmesine karşın sadece bir tek TV görüntüsünü
taşıyabilmekle sınırlı olması idi. Bir de, o zamanlar sadece tek
global uydu işletmecisi – INTELSAT – bulunmakta, ve o da sadece
yerel telekom kuruluşlarına hizmet vermekte idi.
Nixon
yönetiminin, özellikle de bu politikaları belirleyen hükümet
dairesinin başkanı Clay Whitehead’ın sayesinde Açık Gökyüzü
(Open Skies) politikasını benimsemesi ABD’nin ülke içi uydu
işletmecilerinin önünü açtı.
1974 yılında
fırlatılan Kanada’nın Anik1 uydusu TV yayınlarını geniş
ülke coğrafyasını kapsayıp, ABD’ye de taşan gücüyle öncü oldu.
ABD’nin ilk yerli uydusu 1974 yılının 13 Nisan’ında fırlatılan
WESTAR 1 oldu.
O sıralarda
güçlükle ayakta durmaya çalışan New York’lu küçük bir kablo
şirketi olan Home Box Office (HBO), Filipinler’in
başkenti Manila’dan Muhammad Ali - Joe Frazier Dünya Ağır Sıklet
Boks şampiyonasını canlı olarak Westar uydusundan
yayınlamaya karar verdi. 30 Eylül 1975 tarihinde "Thrilla in
Manila." Adıyla yayınlanan bu program bir ilk oldu.

Eylül
1975’de HBO’nun canlı olarak uydudan yayınldığı "Thrilla in
Manila" ABD’de kablo endüstrisini sarsan bir olay olmuştu.
"Thrilla"
yayınının sarstığı sadece boks maçı meraklıları değil, ABD’nin
tüm kablo endüstrisi oldu. Çünkü, bu uydu yayını Bob
Rosencrans’ın sahibi olduğu UA-Columbia Cable kablo
şirketinin Florida’daki 10 bin’den fazla abonesi tarafından
alınabilmişti.
Uydudan
aktarılan bu ilk kablo yayını o kadar başarılı olmuştu ki
Rosencrans, “Thrilla” yayınının ertesi gününden itibaren tüm
kablo sistemlerinde uydu yayınlarını kullandı. Kısa bir süre
içinde de tüm Amerika’daki kablo sistemleri yayınlarını uydudan
almaya başladılar.
Kablo programlarının uydudan dağıtılmasına hızla geçişin
öncülerinden biri de Atlanta merkezli küçük bir şirket olan
Scientific Atlanta’dan Sid Topol idi. Topol, kablo
sistemlerinin uydu sinyallerini alabilmesini fizibıl hale
getiren ilk 10 metrelik çanağı dizayn etti. (daha önce uydu
programlarını alabilmek için 30 metrelik gerçekten “devasa”
çanaklar gerekmekteydi.
Topol’un görüşmeye gittiği genç atılımcı TV şirketi
yöneticilerinden biri de Ted Turner idi.

Ted
Turner'in Atlanta’daki WTBS isimli TV istasyonu kablo üzerinden
ABD’deki izleyicilerin çoğuna ulaşabilen bir “süper istasyon”
haline gelince Turner artık kendi istasyonu CNN’i açmaya hazır
hale geldiğini hissetti.
19 Kasım
1938’de Cincinnati, Ohio’da doğmuş olan Robert Edward Turner
III’ün babası güneyli Central Outdoor Advertising Company
isimli bir pazarlama şirketinde ücretli çalışmaktaydı.
Ted Turner
ise erken yaşta Turner Advertising isimli kendi “billboard”
pazarlama işini kurdu. Bu şirket oldukça başarılı oldu. Baba
Turner ise Turner Advertising’i tüm güney ABD’nin en büyük
Billboard şirketi haline getirdi.
Trajik olanı, Ted Turner 24 yaşındayken babası bir gün
beklenmedik bir şekilde intihar etti. O sıralar Ted amerika'nın
gözde okullarından olan Brown üniversitesinden (okula yatçılıkta
bir şampiyonluk kazandırmış olmasına karşın, yurttaki odasına
bir kadın aldığı için) atılmış, babasının yanına aile işine daha
yeni dönmüştü.
Turner devraldığı işi metanet, esneklik ve soğukkanlılıkla
yönetti, ve zor durumda düşmüş billboard reklam şirketini düze
çıkardıktan başka, yeni konulara da girişti. 1970 yılında
Turner, Atlanta'da bocalamakta olan bir UHF TV yayıncısı olan
WJRJ
Daha sonra
(TV yayın haklarından tasarruf etmek için) Atlanta Braves
beyzbol takımını ve Atlanta Hawks basketbol takımlarını da satın
aldı.
İşte o sıralarda (1976) Sid Topol, Ted Turner ile tanışarak
kendisini uyduya çıkma işinin avantajlarına ikna ediyor. Yılda
yaklaşık 1 milyon dolarla ülkedeki neredeyse tüm evlere
ulaşılabileceği fikri Ted'e etkileyici geldiği için bu işe hemen
girişiyor. Gerçi bir milyon doları da yok ama bu eksiklik onu
daha önce de durdurmamış. (Söylendiğine göre Atlanta Braves
takımını da hiç para veya hisse vermeden, finansman için takımın
bankadaki hesabını kullanarak bir milyon dolara satın almıştı.)
Yasal bir engelle karşılaşmış. Amerika'nın telekom üst kurulu
FCC (Federal Communications Commission) bir yayıncının aynı
zamanda bir uydu servis sağlayıcısı olmasına izin vermiyor. No
problem. Ted Turner bunun için adı Satellite Systems olan yeni
bir şirket kurup, o zamanlar üzerinden yayın yapmak istediği
Westar uydusunun işletmecisi olan Western Union şirketinin
pazarlama genel müdürüne 1 dolar bedelle satıyor. Bu yeni şirket
hem transponder hem de yer istasyonlarının finansman
sorumluluğunu üstlenerek Turner'in şirketlerini sıkışmaktan
kurtarıyor. Çünkü o sırada kendisi $20,000 dolardan hisse
satarak gerekli bir milyon doları toparlamakla meşgul.
Gerekli izin teftişleri, onaylar v.s. güçlüklerden sonra
Turner'in WTCG-TV 'si sonunda Satcom 1 uydusundan 17 aralık,
1976 tarihinde yayına başlayabiliyor. Kapsama alanı amerika'nın
bir kıyısından öbürüne uzanmasına karşın başlangıçta satışı
oldukça güç oluyor. Çünkü WTCG-TV'nin yayınları aslında yerel
içerikli, ancak Turner'in yenilmez pazarlamacılığı sonunda galip
geliyor ve 27'den fazla eyaletteki kablo yayınlarına kanalı
satmayı başarıyor. .
Yerel bir istasyonu alıp ülke çapında yayınlamaya başlamak,
gerçekten sadece Ted Turner'in başarabileceği kadar güç bir iş.
(Turner daha sonra kanalın adını "Superstation(süper istasyon)"
yapıyor.). Yine de hayatının en büyük kumarı, yani taç giymesini
sağlayan bu değil. 1 Haziran, 1980 tarihinde Turner daha önce
hiçbir yerde denenmemiş bir kavram olan -- 24 saatlik haber
kanalı -- kavramını yürürlüğe sokuyor. Bununla da o zaman kurulu
yerleşik durumda olan üç büyük ulusal yayıncının karşısına rakip
olarak çıkıyor. Cable News Network ya da bilinen adıyla CNN
gerçekten yayıncılıkta devrim yaratmıştır. Şirket çalıştığı ilk
iki yılda zarar etmiş, ancak üçüncü yılında tapi geliyor ve kara
geçmeye başlıyor. Daha sonraki büyük haber yıllarında yani
Challenger faciası, TienAnMen meydanı olayı ve 1991 körfez krizi
yıllarında kanal şahlanıyor. CNN "esas" uluslararası haber
kanalı haline gelmiş ve böylece Ted Turner da en bilinen Medya
Kralı ünvanını kazanmıştır.
Turner'in kablo yayınlarını uydudan taşıma yolunu açmasıyla
diğer bazı yayıncılar, örneğin Discovery Channel'i kuran John
Hendricks, de bu işe girişti. Böylece kısa sürede kablo TV
dünyası Showtime, USA, Disney Channel, MTV gibi çok sayıda güçlü
yeni kanalla doldu taştı. Yeni program seçeneklerinin ortaya
çıkması kablo yayıncıları için yeni program paketlerini ve yeni
gelir kapılarını ortaya çıkartı. Derken film, belgesel, hatta
eski televizyon dizilerinin dağıtımı için yeni bir dağıtım
ortamı olarak doğrudan eve yayıncılık yani Direct-to-Home (DTH)
ortaya çıktı. Bu şekilde "parasını ödeyenin izleyebileceği"
premium sıradışı yayın buketleri hem kablodan, hem de doğrudan
uydudan izlenebilir hale geldi.
Turner'i sadece başarıyı yakalamış sıradışı bir işadamı olarak
görmek hatalı olur.
ABD kablo
endüstrisinin tarihi üzerine bir kitap yazan Thomas P. Southwick,
bakınız Turner'i nasıl tanımlıyor.
"Ted Turner bir iş adamı gibi değildir, daha çok Hale-Bopp ya da
El Niño gibi bir tabiat olayına benzer".
Ancak, kuşkusuz uydu haberleşmesi gibi bu tür teknoloji
güdümündeki bir endüstrinin bütünü ele alındığında esas rol
oynayan kişiler iğneyle kuyu kazar gibi örüntüyü tamamlayan
teknik insanlar, bilim adamları ve mühendislerdir. Yine de
teknoloji kendi başına her zaman insani, sosyal ve ekonomik
gelişmeye yol açan tek etken değildir. Hiç mümkün görünmeyeni
başarmak ve teknolojinin bir üst seviyeye taşınabilmesini
sağlamak için çoğu zaman ısrarlı ve vizyon sahibi kişilerin
güçlükler karşısında ısrarlı çabaları ve mücadeleleri de
gerekir.
Ted Turner böyle bir kişiydi ve iyi ki tek de değildir, ayni
kandan daha pek çoğu arkasından gelmektedir.
kaynak : www.uydutvhaber.net |